24.7.24

Kan Vaftiz (Bölüm 78)


Saat gecenin ikisiydi. Önder bu kadar çalışmanın yeterli olduğunu düşünerek, evine dönmek için hazırlandı. Masasının üzerinde, bir saat önce hazırladığı ama bir yudum bile almadığı buz gibi olmuş kahvesini gördü. Canı çekti, yenisini hazırlayabilirdi ama uykusunu dağıtamazdı. Eve gidip güzel bir uyku çekmesi gerekiyordu. Ofisten çıkıp asansöre yönelirken, birinin ona seslendiğini duydu. Başını sola çevirdiğinde, Gözde'nin koşar adımlarla ona yaklaştığını gördü. Asansörün kapısı açıldı, Önder asansöre binmek üzereyken Gözde onu durdurdu.

"Acele et Gözde, eve gitmem gerek."
"Kayıp kızın dosyasını buldum başkomiserim. Ofise gidelim mi?"

Önder, asansörün kapısının kapanmaması için elini araya koymuş Gözde'nin konuşmasını, asansördeki memurlar da Önder'in binmesini bekliyordu. Önder bunu duyunca tereddüt etti ama sonra bunun uykudan daha önemli olduğuna karar verdi. Elini asansörün kapısından çekip, kapının kapanmasına izin verdi ve Gözde ile beraber ofise döndü. İçeri girer girmez, Gözde'nin elindeki dosyayı alıp masasına oturdu. Gözde'de masanın yanında ayakta durarak, açıklama yapmaya başladı.

"Dosyayı bizim arşivde buldum başkomiserim. Olayı kayıp şube soruşturuyormuş, bir gelişme olmayınca rafa kaldırmışlar. Ben dosyayı istediğimde epey sorular sordular, biraz da zorluk çıkardılar ama almayı başardım." 
"Aferin." dedi Önder, gözlerini dosyadan ayırmadan. 

Dosyayı inceledikçe pek fazla detay bulunmadığını fark etti. Kızın oturduğu evin adresi, kaybolduğu hastanenin ismi, mezun olduğu okul, ailesi... İşe yarar hiç bir bilgi yoktu. Önder o zamanın şartlarını düşündü. Aradan bir asır geçmemişti. Ya kız yalnız yaşıyordu ve onu pek tanıyan yoktu ya da bazı kişisel bilgileri gizlenmişti. Aksi halde kız ile ilgili her detayın dosyada bulunması gerekirdi. En başta öğrenmeleri gereken şey, kızın nasıl ve neden kaybolduğuydu. Geri kalan bilgileri bir şekilde öğrenebilirlerdi. Önder dosyayı kapatıp bir kenara bıraktı. O sırada Gözde dosyayı eline alıp, bir sayfasını açtı ve Önder'e gösterdi.

"Bu sayfaya bakmadın."
"İşimize yarar bir şey yok." dedi Önder, masadan kalkarak.
"Şuna bak! Kızın çalıştığı hastane, ruh ve sinir hastalıkları hastanesi."

Önder durakladı ve şaşkınlıkla Gözde'ye baktı.

"Sen, ciddi misin?" diye sordu ve dosyayı Gözde'nin elinden çekip aldı. 

Açık olan sayfaya baktığında gözlerine inanamadı. Kız gerçekten ruh ve sinir hastalıkları hastanesinde çalışıyordu ama hastanenin ismi ya da bulunduğu şehir yazmıyordu. Kızın kaybolduğu şehir bile belli değildi. Dosya burada bulunduğuna göre, kız da burada kaybolmuş olmalıydı. İstanbul'da bu hastaneden kaç tane varsa, hepsini araştırarak o döneme ait çalışan hemşirelerin listelerini bulmalıydılar. Ama üzerinden fazla zaman geçtiğinden dolayı bu biraz zor olacaktı. Yine de bulabilme şansları vardı. Önder, Gözde'ye sabah ilk iş bununla ilgilenmesini söyledi. Otoparka inip aracına binerken aklı hala dosyadaydı. Nasıl olurda kızın hakkında tek bir bilgi bile bulunmazdı anlayamıyordu. Aracını çalıştırıp otoparktan çıktı ve evine gitti.

Dairesine çıktığında tuhaf bir şey fark etti. Daire kapısında kırmızı boyayla eğri büğrü yazılmış, güçlükle okunan bir yazı vardı. Önder bunu görünce bir an durakladı ve boş gözlerle yazıya baktı. Sonra bir kaç adım geriye gidip, yazıya uzaktan bakarak okumaya çalıştı ama yine okuyamadı. Bunun ne olduğunu, kimin yaptığını düşünürken bir yandan cep telefonunu çıkarıyordu. Yazının fotoğrafını çekerek, Tamer'e gönderdi ve sonra aradı. Telefon birkaç kere çalmanın ardından açıldı.

"Alo..." dedi Tamer uyuşuk sesle. Muhtemelen uyuyordu ve Önder onu uykusundan uyandırmıştı.
"Sana bir fotoğraf attım, ona baksana." dedi Önder, gözlerini kapıdan ayırmadan.

Tamer bir süre cevap vermedi muhtemelen fotoğrafa bakıyor, ne olduğunu anlamaya çalışıyordu. Biraz sonra sesi tekrar duyuldu.

"Bunu nereden buldun?" 
"Biri evimin kapısına yazmış. Ben de anlamadım, sana gönderdim."
"Evinin kapısına mı, bu yazı kapında mı yazıyor?"

"Evet." dedi Önder ve kapıyı açıp eve girdi. "Bu ne demek oluyor?"
"Beni dinle!" dedi Tamer telaşla. "Hemen eve inceleme ekibi iste ve evden çık. Arabanda bekle, ben de yanına geliyorum." 

Önder yatak odasına girdiği an duraksadı ve merakla sordu.

"Neden, ne oldu ki?" 
"Sen dediğimi yap, yanına geliyorum."

Tamer'in sesi daha net gelmeye başlamıştı. Muhtemelen fotoğrafı gördükten sonra uykusu dağılmış olmalıydı. Önder biraz tereddütte kaldı ama Tamer'e güveniyordu. Bu yüzden onun dediğini yapmaya karar verdi. Biraz da korkmuştu. Işıkları kapatarak evden çıktı ve arabasına binip, evine inceleme ekibi istedi. Sabırsızlıkla Tamer'in gelmesini bekliyordu. Sürekli telefonundan saate bakıyor sonra başını kaldırıp etrafına bakınıyordu. Ne inceleme ekibinden ne de Tamer'den bir haber yoktu. Yaklaşık yarım saat geçmişti ama bu Önder'e saatler gibi gelmişti. Sonunda sokağa büyük bir araç girdi. Araç, Önder'in oturduğu binanın önüne geldiğinde durdu. 

Önder bunun inleme ekibinin aracı olduğunu anladı. Araçtan inip inmeme konusunda kararsızdı. Bir ara kapısını açtı ama sonra geri kapattı. En iyisi Tamer'i beklemekti. Beyaz tulumlular ekipmanlarıyla araçtan iniyor, teker teker binaya giriyorlardı. Ekipte görevli olanlardan biri aracın yanında durmuş etrafa bakınıyordu. Muhtemelen Önder'i arıyordu. Önder aracın camını açtı ama aşağı inmedi. Açık olan camdan adama seslenerek yanına çağırdı. Adam ilk başta sesin nereden geldiğini anlamadı. Sonra Önder camdan elini çıkararak tekrar seslendi. Adam onu görünce şaşırdı ve meraklı gözlerle, ona doğru yaklaştı.

"Sizi ben çağırdım." dedi Önder.
"Buyurun başkomiserim." 
"Dairemin kapısında bir şey var, onu incelemenizi istiyorum, ikinci kat." 
"İsterseniz siz de gelin başkomiserim. Daha rahat anlaşırız."
"Hayır, benim burada kalmam gerek." dedi Önder, başını iki yana sallayarak.

Genç adam dudağını büktü. Daha fazla ısrar etmedi.

"Siz nasıl isterseniz başkomiserim." 

Adam arkasını dönüp uzaklaşırken, Önder'de onun arkasından bakmakla yetindi. 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Kan Vaftiz (Bölüm 5)

Kardeşi gittiğinde, kendisini odasına kapatmıştı. Odasında hiçbir değişiklik yoktu. Sadece hastaneye gittiğinden beri doğru düzgün temizlenm...